Asistan

4,1 km
Mesafe
240 dk
Süre
5
Durak
Güne, sabahın erken saatlerinde doğan güneşin altın ışıkları altında Gaziantep Kalesi'nde başlıyoruz. Bu kale, Roma döneminden günümüze kadar varlığını sürdüren nadir yapılar arasında bulunur ve şehrin en yüksek noktasında gururla yükselir. Kalenin taş duvarlarına elinizi koyarken, binlerce yıllık tarihin ağırlığını parmaklarınızın ucunda hissetmek kaçınılmazdır. Her taşın, her oymanın, buradan geçen kervanların ve savaşların hikayelerini fısıldadığını duyacak ve derin bir tarihi deneyim yaşayacaksınız. İç kaledeki Savunma ve Kahramanlık Panoramik Müzesi ise sizi Antep savunmasının destansı hikayesine dahil ederken, buranın milli mücadeledeki önemine bir kez daha tanık olacaksınız.
Devamında yolumuzu Gaziantep Hamam Müzesi'ne çeviriyoruz. Eski Antep sokaklarının dar ve taş döşeli yollarında gezinirken, her köşe başında tarihin fısıldadığını duyabilirsiniz. Hamam Müzesi, Osmanlı dönemine ait klasik bir hamamın mimarisini ve kültürünü gözler önüne seriyor. Burası, geçmişteki sıcak buharlar ve kurnaların sesleriyle dolu günlere götürüyor ziyaretçilerini. Osmanlı döneminin zarif hamam kültürünü keşfedecek ve bu tarihi atmosferde kendinizi kaybedeceksiniz.
Öğle yemeğinde, yerel lezzetlerin doruk noktasına ulaşmak için Antep Beyranı ile mola veriyoruz. Gaziantep mutfağının incelikle hazırlanmış bu çorbası, kuzu eti ve pirinçle hazırlanarak, yerel baharatlarla zenginleştirilir. Bu sıcak başlangıç, damaklarınızda unutulmaz bir tat bırakarak güne enerjik bir devam sağlamanıza yardımcı olur. Beyran'ın buharlı kokusu ve zengin aroması, her kaşıkta sizi daha da etkiler.
Öğleden sonra Zeugma Mozaik Müzesi'ni keşfe çıkıyoruz. Bu müze, sergilediği mozaiklerle dünyanın en büyük mozaik müzelerinden biri olarak bilinir ve ziyaretçilerini antik dünyanın sanatına ve zengin tarihine doğru bir yolculuğa çıkarır. Mozaiklerin renk skalası ve detayları, antik dönemin yaşam tarzını bir tablo gibi gözler önüne serer. Zeytinlikler ve şarap bağları arasında dolaşan tanrıların ve kahramanların hikayeleriyle dolup taşan bu eserler, ziyaretçilerin hayal güçlerini harekete geçirir.
İkinci günümüzde, Gaziantep'in eşsiz lezzetlerini keşfetmek için güne Bakırcılar Çarşısı'ndan başlıyoruz. Burada, bakır ustalarının hünerli elleriyle can bulan ürünleri görüp, el sanatlarının büyüsüne kapılacaksınız. Bakır cezvelerin, tepsilerin ve diğer objelerin üzerindeki ince işçilik, adeta sanat eseri niteliği taşır. Çarşıda gezinirken geçmişin izlerini takip edecek ve ustaların çekiç sesleri arasında tarihe tanıklık edeceksiniz.
Buradan çıkıp Kumandan Çeşmesi'ne doğru yürüyüşe geçiyoruz. Birinci Dünya Savaşı'nda şehit düşen Kumandan İlmi Bey anısına yapılan bu çeşme, Gaziantep'in simgelerinden biridir. Çeşmenin yanında durup, tarihi bir an için saygı duruşunda bulunabilir, şehrin geçmişteki mücadelelerini zihninizde canlandırabilirsiniz. Çeşmenin soğuk suyunun tadı damağınızda kalırken, geçmişin izlerini derinlemesine hissedeceksiniz.
Öğle saatlerinde Gaziantep Küşleme Kebabı deneyimleyebilirsiniz. Bu kebap, Antep mutfağının en özel lezzetlerinden biri olup, kuzu etinin en lezzetli kısmından hazırlanır ve damakta unutulmaz bir tat bırakır. Etin ağızda dağılan dokusu ve baharatların dengeli uyumu, kebabı adeta bir efsane haline getirir.
Günün sonunda Kavaklık Kasrı'nı ziyaret ediyoruz. Kavak ağaçlarının gölgesinde huzurlu bir yürüyüş yaparken, buranın tarihî dokusunu hissedeceksiniz. Yüzyıllar öncesine ait anıların arasında dolanırken, gün batımının kızılımsı ışıkları kasrı aydınlatacak ve geziyi unutulmaz kılacak son dokunuş olacaktır. Burada günün yorgunluğunu atarken huzuru bulmak kaçınılmazdır.
1. Gün
2. Gün
1. Gün
Gaziantep'in merkezindeki höyük üzerine kurulmuş olan kalenin ne zaman inşa edildiği bilinmemekle birlikte, Roma döneminde gözlem amaçlı kullanıldığı bilinmektedir. Gaziantep Kalesi, tarih boyunca birçok kez restore edilmiş ve son halini 2000'li yılların başında yapılan bir restorasyon ile almıştır. Kale içerisindeki galerilerinden birinde "Gaziantep Savunması ve Kahramanlık Panoraması Müzesi" bulunmaktadır. Ayrıca kalenin üst kısmında hamam, cami gibi yapı kalıntıları görülebilmektedir.

Osmanlı hamam mimarisi ve kültürünün örneğinin yansıtılmış olduğu yapı Lala Mustafa Paşa tarafından yaptırılan külliyenin bir parçasıdır. 1577 yılına tarihlenmektedir ve uzun yıllar “PAŞA HAMAMI” olarak hizmet vermiştir. 2015 yılında Gaziantep hamam kültürünün yaşatıldığı bir müzeye dönüştürülen hamam müzesinin teşhirinde hamam bölümleri, kullanılan araç ve gereçlerin yanı sıra hamam ritüellerinin anlatıldığı bal mumu heykeller ve maketlerle canlandırıldığı bir bölüm yer almaktadır.
2. Gün
Genel olarak Bakırcılar Çarşısı olarak adlandırılan ancak, birçok el sanatı esnafının üretim yaptığı bir çarşılar kompleksinden oluşan Bakırcılar Çarşısında yer alan dükkânların yapım tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte 16. yy da yapıldığı düşünülmektedir. Tek katlı dükkânlardan oluşan çarşı, hanlar bölgesi içinde yer almaktadır. Çarşıya adını veren bakırcılık sanatı varlığını günümüzde de yoğun bir şekilde devam ettirmektedir.
Gaziantep’in simgelerinden olan Kumandan Çeşmesi, Birinci Dünya Savaşı Kafkas Cephesi’nde şehit düşen Kumandan İlmi Bey anısına 1915 yılında Sancak Beyi Şükrü Bey tarafından yaptırılan 150 yıllık çeşmelerden biridir. Ve Osmanlı’dan kalma bu nadir eser günümüze kadar gelmiştir.

Bir asırdan bu yana Gazianteplilere hizmet veren ve Kavaklık’ın simgesi haline gelen Kavaklık Kasrı’nın üzerinde bulunduğu 16 dönümlük arazi 1700’lü yıllarda Osmanlılar döneminde halktan toplanan 100 kuruş karşılığında Hacı Hanefizade Mustafa Efendi’den satın alınarak mesire alanı olarak tahsis edilmiştir.Alanda önceleri çok sayıda kavak ağacının bulunması dolayısıyla mekâna kavaklık adının verildiği rivayet edilmektedir. Antep Savunması sırasında Fransızlar tarafından askeri amaçla kullanılan tesis, Cumhuriyet’in ilanından sonra, kır kahvesi, lokanta ve gazino olarak hizmet vermiştir.