Asistan

0,8 km
Mesafe
210 dk
Süre
5
Durak
Güne Gaziantep'in en ikonik mekanlarından biri olan Tahmis Kahvesi'nde başlıyoruz. 1638 yılından bu yana kesintisiz hizmet veren bu tarihi kahvehane, dünyanın en eski kahvehanelerinden biri olma unvanını taşır. Kapıdan adımınızı attığınız an, yüzyıllık kahve aromasının sizi sarmaladığını hissedeceksiniz. Burada mutlaka Gaziantep Menengiç Kahvesi sipariş edin; menengiç ağacının meyvelerinden elde edilen bu eşsiz kahve, Antep'in damak tadını en saf haliyle temsil eder.
Tahmis'ten çıkıp birkaç adım yürüyerek Bakırcılar Çarşısı'na varıyoruz. Osmanlı döneminden beri aktif olan bu çarşıda, bakır ustalarının çekiç darbeleriyle oluşturdukları ritim, sokağın doğal müziğidir. Parlayan bakır kaplar, el işi cezvelerin inceliği ve ustalarının yüzlerindeki gurur ifadesi, zanaatın burada hâlâ yaşayan bir sanat olduğunu kanıtlar. Her tezgahta farklı bir ustanın farklı bir tekniği sizi bekliyor.
Zincirli Bedesten, Gaziantep'in en eski ticaret yapılarından biridir. 16. yüzyılda inşa edilen bu kapalı çarşı, kumaş, halı ve değerli eşya ticaretinin merkezi olmuştur. Bedestenin taş kemerli girişinden içeri adım attığınızda, serinleyen havayla birlikte yüzyılların ticaret kokusunu hissedeceksiniz. Burada dolaşırken acıkan mideniz için Gaziantep Fıstık Ezmesi'nin yoğun ve kremsi lezzetini deneyin.
Almacı Pazarı, baharat ve kuru gıda cennetidir. Rengarenk baharat tezgahları, kurutulmuş meyve yığınları ve turşu varilleri, tüm duyularınızı aynı anda uyarır. Buranın havası bile baharatlıdır! Biber, kimyon, sumak ve isot'un karışım aromaları, Antep mutfağının temelini oluşturan tatları keşfetmeniz için bir fırsattır. Gaziantep Meyan Şerbeti'nin buz gibi serinliği, baharat yoğunluğunun ardından damağınıza ferahlık getirecektir.
Son durağımız Gaziler Caddesi'dir. Şehrin ana alışveriş arterlerinden biri olan bu cadde, modern mağazalar ile geleneksel dükkanların yan yana durduğu, Gaziantep'in eski ile yeni arasındaki dengeyi en iyi gösteren mekanlardan biridir. Cadde boyunca yürürken tezgahlardaki Antep Baklavası vitrini sizi cezbedecektir. Baklavanın yüzlerce kat yufkası, tereyağı ve Antep fıstığının üçlü dansı, Gaziantep'in dünyaya armağan ettiği en büyük lezzettir.
1. Gün
1. Gün

Türkmen Ağası ve Sancak Beyi olan Mustafa Ağa tarafından Tekke’ye (Mevlevihane) gelir getirmesi amacıyla 1638 yılında yaptırılan Tahmis Kahvesi iki katlı, anılarla dolu bir yapı. Tahmis, “kahvenin dövüldüğü yer” anlamına gelmektedir. Bir rivayete göre 4. Murat’ın Bağdat Seferi sırasında burada dinlendiği ve kendisine Tahmis Kahvesi’nde kahve ikram edilmiştir.
Genel olarak Bakırcılar Çarşısı olarak adlandırılan ancak, birçok el sanatı esnafının üretim yaptığı bir çarşılar kompleksinden oluşan Bakırcılar Çarşısında yer alan dükkânların yapım tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte 16. yy da yapıldığı düşünülmektedir. Tek katlı dükkânlardan oluşan çarşı, hanlar bölgesi içinde yer almaktadır. Çarşıya adını veren bakırcılık sanatı varlığını günümüzde de yoğun bir şekilde devam ettirmektedir.

XVIII. yüzyılın ilk çeyreğinde Darendeli Hüseyin Paşa tarafından yaptırılan Zincirli Bedesten, halk arasında “Kara Basamak Bedesteni” olarak bilinir. Uzun yıllar kasaplara ev sahipliği yaptığı için Et Hali olarak da adlandırılan tarihi yapı, daha sonraları üzerine bir kat daha yapılarak Adliye Binası olarak kullanılmışsa da 1957 yılındaki yangında bu bölüm tamamen yok olmuştur. Günümüzde hediyelik eşyaların satıldığı turistik destinasyon olarak hizmet vermektedir.

Gaziantep’in tarihî ticaret dokusunun en renkli duraklarından Almacı Pazarı, adını geçmişte burada yoğun olarak satılan elma ve çeşitli meyvelerden alır. Taş kemerli dükkânları, dar sokakları ve baharat, kuruyemiş, salça ile Antep’e özgü yöresel ürünlerin sergilendiği tezgâhlarıyla hem yerel halkın hem de ziyaretçilerin uğrak noktasıdır. Yüzyıllardır süregelen çarşı kültürünü yaşatan pazar, geleneksel ticaret anlayışını korurken otantik atmosferiyle Gaziantep’in kültürel mirasını bugüne taşımaktadır.

Cadde kıyafetten yiyeceğe, altından günlük ihtiyaçlara her şeyin karşılanabildiği bir yaşam merkezi halindedir. Sıra sıra dükkanların ve kalabalığın yarattığı görüntüyle günün her saati ilgi çekmektedir. Şehir halkının özel gün ihtiyaçlarını da rahatça karşılayabildiği bu cadde çarşı olarak anılır ve makul fiyatlarıyla da uğrak nokta durumuna gelmiştir.