Asistan

201 km
Mesafe
420 dk
Süre
4
Durak
Bu rota, Gaziantep'in yalnızca şehir merkezinde değil, çevre ilçelerinde de ne denli derin bir uygarlık geçmişi taşıdığını gözler önüne seriyor. İki gün boyunca binlerce yıllık izlerin peşinde olacaksınız.
1. Gün — Batı Hattı: İlk durağımız Yesemek Açık Hava Müzesi . MÖ 9. yüzyıla tarihlenen Hitit taş atölyesi; dev sfenks ve aslan heykelleri doğanın içinde sergileniyor. Zeytinlik ve kayalıklar arasında yürürken kendinizi bir arkeolojik kazı alanında hissedeceksiniz. Ardından Tilmen Höyük 'e geçiyoruz: MÖ 3000'e kadar uzanan höyük, Mezopotamya ve Anadolu uygarlıklarının kavşak noktası.
2. Gün — Doğu Hattı: Sabah erkenden Karkamış Antik Kenti'ne hareket ediyoruz. Suriye sınırına yakın bu Geç Hitit başkenti, görkemli kabartma panolarıyla ünlü. Leonard Woolley'in kazılarıyla dünyaca tanınan alanı gezerken tarihin sınır tanımadığını hissedeceksiniz. Son durağımız Dülük Antik Kenti: Roma ve Kommagene dönemlerinden kalıntılar barındıran bu kutsal alan, Jupiter Dolichenus kültünün doğduğu yer. Şehre dönerken burmalı kadayıf ile tatlı bir final yapabilirsiniz.
1. Gün
2. Gün
1. Gün

Yesemek Antik Kenti, Gaziantep’in İslahiye ilçesi yakınlarında yer alan ve Geç Hitit Dönemi’ne tarihlenen önemli bir taş ocağı ve heykel atölyesidir. Özellikle M.Ö. 8. yüzyılda aktif olduğu düşünülen bu merkez, bölgedeki anıtsal yapıların heykel ihtiyacını karşılamıştır. Alanda yüzlerce yarım kalmış aslan heykeli, sfens ve çeşitli kabartma taslakları bulunmuştur. Bu eserler, heykellerin üretim aşamalarını adım adım göstermesi bakımından büyük önem taşır. Yesemek, Yakındoğu’nun en büyük açık hava heykel atölyelerinden biri olarak, Hitit sanatının gücünü ve taş işçiliğindeki ustalığını günümüze taşıyan eşsiz bir arkeolojik alandır.
Tilmen Höyük, Gaziantep’in batısında, İslahiye Ovası’nda yer alır ve Hitit döneminde Anadolu’nun en görkemli kentlerinden biri olarak kabul edilir. Şehir, iç ve dış kaleden oluşan iki sur sistemiyle korunmuş; büyük ve düzgün kesme taşlardan yapılan surlarıyla dikkat çekmiştir. Doğudaki anıtsal kapısı aslan kabartmalarıyla süslenmiştir. Yapılan kazılarda saray yapıları, orthostadlı duvarlar ve çok sayıda çanak-çömlek, mühür ve süs eşyası bulunmuş; bu buluntular kentin Eski Anadolu kültürleriyle güçlü ilişkiler içinde olduğunu göstermiştir.
2. Gün

Karkamış Antik Kenti, Gaziantep yakınlarında, Fırat Nehri’nin batı kıyısında ve Türkiye-Suriye sınırında yer alan önemli bir antik yerleşimdir. Anadolu, Suriye ve Mezopotamya arasında stratejik bir konumda bulunur. Geç Hitit Dönemi’nin en güçlü krallıklarından biri olan Karkamış Krallığı’na başkentlik yapmıştır. Kazılarda ortaya çıkarılan kabartmalar M.Ö. 1. binyıl kültürünü yansıtır ve büyük bölümü Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenmektedir.
Dülük Antik Kenti, Gaziantep’in kuzeybatısında yer alan ve tarih boyunca önemli ticaret yolları üzerinde kurulmuş çok eski bir yerleşimdir; Keber Tepesi’nde bulunan Paleolitik dönem taş aletleri, burayı dünyanın en eski yerleşim alanlarından biri yapmaktadır. Kent, özellikle Teşup/Iupiter Dolichenus kutsal alanı ve Anadolu’daki ilk Mithras yer altı tapınağı ile dini açıdan büyük önem taşımış; Bizans döneminde başpiskoposluk merkezi olmuş, günümüzde ise kaya mezarları ve tapınak kalıntılarıyla dikkat çekmektedir.